Kürt müziğinin tanınmış isimlerinden Şivan Perver, Türkiye’nin demokratik açılımı başarması halinde Ortadoğu’nun lideri olacağını söyledi.
Ünlü Sanatçı Şivan Perver, 30 Ocak’ta Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer’in de katılacağı barış ve kardeşlik konserinin son hazırlıkları için geldiği Viyana’da, Zaman’a özel mülakat verdi. Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen müzisyenlerin oluşturduğu yaklaşık 90 kişilik bir orkestra ile vereceği konseriyle ilgili Viyana’da yaptığı basın toplantısı sonrası Zaman’a konuşan Şivan Perver, hükümetin demokratik açılım adımının çok olumlu ve gerekli olduğunu belirterek, açılımın siyasî tartışmalarla heba edilmemesini istedi.
Türkiye’nin içerisinde bulunduğu çeşitli kültürel ve toplumsal sorunlar nedeniyle hükümetin bu konuya istenen seviyede öncelik veremediğini kaydeden Perver, “bu sorunu halletmek büyük bir cesaret, azim ve anlayış istiyor. Aslında biz de bu konuda yardımcı olmaya çalışıyoruz. ‘Onlar yapsın da biz seyirci kalalım’ demiyor, tam tersine ‘onlara cesaret verelim, destekleyelim, biz de bazı şeylere sahip çıkalım, ortak olalım, birlikte çözüm bulalım’ diyoruz” şeklinde konuştu.
AK PARTİ AÇILIM KONUSUNDA SAMİMİ AMA SORUN ZOR VE SÜREÇ İSTER
AK Parti’nin demokratik açılım konusunda samimi olduğuna inandığını dile getiren Kürt Sanatçı Perver, “ama sorun zor bir sorun ve süreç ister. Bu süreci çok iyi yürütmek gerekiyor. Çok olay çıkabilir ve geri adım atılmasına da sebep olabilir. Ama vazgeçmemek lazım, çünkü gereklidir, olumludur ve kesinlikle inanıyorum ki başarılacaktır” dedi. Kürt sorununun çözümüyle ilgili Menderes döneminde bazı girişimlerin olduğunu, ancak çok sert tepkilerle durdurulduğunu anlatan Perver, “Demirel, Erbakan ve Ecevit de bunları konuştu ve hiç kimse başaramadı. Çünkü çok sert bir tepkiyle karşılaştılar. Ama AK Parti hükümeti bunu aşmaya çalıştı ve bazı adımlarla aştı da. Birinci step aşıldı diyebiliriz, ikinci stepin aşılmasına başlanması gerekir ve aşılacağına da kesinlikle inanıyorum. Dediğim gibi cesaret, güven, azim ve akilane adımlar atılmalıdır” şeklinde konuştu.
BiriNci sayfadan devam
Türkiye’nin bu politik meseleden dolayı çok sorunlu bir ülke haline getirildiğini ifade eden Perver, bu sorundan beslenerek hayatını sürdürenlerin varlığına da dikkat çekerek, öncelikle sorunun çözümünü istemeyen bu kitlenin temizlenmesi gerektiğini vurguladı. Perver, bunu yapabilmek için de anlayışlı davranan kesimin çok güçlü hale getirilmesi gerektiğini söyledi
KÜRT MESELESİ, KÜRT TOPLUMUNUN AKİL İNSANLARI MUHATAP ALINARAK ÇÖZÜLMELİ
Kürt aydınlarının ve kapatılan DTP’nin bu süreçte muhatap alınmadığından yakınan Kürt Sanatçı, “madem bir mesele vardır ve bu mesele Kürtlerle ilgilidir, öyle ise bu işi onlarla birlikte çözmek gerek. Bu Türkiye’nin sorunudur ve bu sorunun muhatapları da Türkiye’de aranmalıdır. Burada bazı tarafları muhatap almak lazım. Kürtlerin de düşüncesini almak ve onların da ne istediklerini dinlemek gerekiyor. Bu işin muhatapları da bellidir aslında. DTP bu konuda çok iyi muhatap alınmalıydı. Tamam, PKK’yı muhatap almıyorsunuz; ona sadece terör diyorsunuz, peki bu toplum içerisinde demokrat, liberal, aydın ve akıllı insan yok mu? Bu toplumun içerisinde hiç mi güzel organizasyon yok? Bunlar bir araya getirilsin, onlar muhatap alınsın, onlarla bu işin çözümüne gidilsin. Eğer terör varsa, terörü çözebilecek bir güç oluşturmak gerekiyor. Sadece askeri güçle değil. Ahmet Türk yıllarca parlamentodaydı. CHP ve SHP’de de hizmet verdi. Ve adam yıllarca hapishanelerde yattı. Hep barış dedi. Şimdi yasaklanıyor niye.. Barış isteyen, barıştan konuşan bir insan niye yasaklansın. Bence çok değerli ve onun gibi çok değerli insanlar vardır. ‘PKK teröristtir’ deyip bunları PKK’nın kucağına atmak doğru bir şey mi? Bunlara, ‘ya Ahmet bey siz ve siz gibi insanlar durdurun bu kavgayı, bu savaşı. Gelin PKK ile aramıza girin’ demeli. Ama bu insanlar yasaklanıyor. Devlet biraz da kendisini eleştirsin bu konuda. Toplumlar için idare gerekiyor. Bir toplumsal organize gerekiyor. Bunun kendisi devlettir. Devlet toplumlara lazımdır. Biz ‘devlet yıkılsın, parçalansın’ demiyoruz. Ama devlet herkesi kucaklamalı. Herkese sahip çıkmalı. Bütün güzel değerleri korumalıdır. Böyle bir devlet güzel bir devlettir ve karşı gelinmez” diye konuştu.
ASIL KÜRTLERLE TÜRKLER KARDEŞTİR
Tarihte herkesten çok Kürtlerin Türklere sahip çıktığını belirten Şivan Perver, Kürtlerle Türklerin dillendirildiğinin aksine Azeri, Özbek, Türkmen gibi Türk cumhuriyetleri halklarından öte, aslında Kürtlerle Türklerin kardeş olduğunu söyledi. Perver, “Türklerin asıl kardeşleri Azeri, Kazak, Özbek, Türkmen değil onların kendi bağımsız devletleri vardır. Türkiye ile sadece ekonomik ve politik bazı ilişkileri vardır. Kucak kucağa yaşamış Kürtlerle Türklerdir. Bir birine kız verip almış. Durum böyleyken, niye Kürtlerle Türkler beraber yaşamasın. Batı toplumları birlikte yaşayabiliyor. Neden biz yaşamayalım. Ben diyorum ki, dünyada Kürtler ile Türkler kadar kardeş olmuş bir toplum az var. Neden hep PKK gösterilerek Kürtlerin sorununa çözüm getirilmiyor. Eğer Türkiye doğru adımlar atarsa PKK’nın çözümü kolay, çok kolay, biz PKK’yı ikna edebiliriz hiç sorun olmaz.” dedi.
TÜRKİYE’DE ATATÜRK’Ü DE, APO’YU DA ELEŞTİRDİĞİNİZ ZAMAN SALDIRIYA UĞRARSINIZ
PKK’nın bir çok şeyini kendisinin de eleştirdiğini ve bundan dolayı da bazı şeylerine maruz kaldığını ifade eden Perver sözlerini şöyle sürdürdü: “PKK da Ortadoğu’nun mantalitesine sahip. Türkiye’de Atatürk’ü eleştirdiğiniz zaman saldırırlar size. Apo’yu da eleştirdiğiniz zaman saldırırlar. Ortadoğu mantalitesinde çok fazla abartı var. Bazen bakıyorsun birisini büyütüyorlar, göklere çıkarıyorlar. Ortadoğu’da krallar, imparatorlar tanrılaştırılmıştır. Sargon gibi, Nemrut gibi. Ortadoğu’da bütün iktidarlar diktatörlük mantalitesini taşıyor. Totaliter bir mantalite var her zaman. Bazen sözüm yanlış anlaşılıyor, hemen saldırıyorlar. Onun için diyorum ki, mesele temelden ele alınmalıdır. Bir de PKK bir grup değil kocaman bir milletin arkasında olduğu bir hareket, sen kocaman bir millete terörist diyemezsin. Eğer PKK da sert şeyler varsa onu ılımlaştırmak gerekiyor. Ona ‘gel ne istiyorsun. Sen Kürtlerin özgürlüğünü mü talep ediyorsun. Bu toplumun ya da bu ülkenin içersinde bulunan sorunların çözümünü mü istiyorsun. Babam gel ne sen öl, ne diğeri ölsün’ demeli. O zaman ben de devletin yanında yer alırım. Ben de PKK’ya ‘yeter’ derim. ‘Bırak sen kimi öldürüyorsun. Ölüm ne için. İşte sorun çözüldü’. Sorunun çözümü ortada yokken hep PKK’ya saldırılıyor ve PKK sebep gösteriliyor. Bence buna gerek yok. Bence sorunu temelinde araştırmak lazım. İnan ki PKK da durur. Hiç sorun olmaz. Yani sorunu PKK’ya bağlamaya gerek yok.”
TÜRKİYE’YE DÖNSEYDİM KURBAN EDİLİRDİM
Kürtçe yayın yapan TRT 6’nın açılmasıyla birlikte neden Türkiye’ye dönerek bu kanalda hizmet verme teklifini geri çevirdiği sorusuna Perver, “endişelerim vardı. Hala da var. Türkiye’ye dönseydim kurban edilirdim. Türkiye’de politik çarpışmalar, dengesizlikler var. Avrupa havası gibi çok çabuk değişime uğrayan bir politik havası var Türkiye’nin. Onun için bu değişim içerisinde insanlar çok çabuk kurban ediliyor. Bir sanatçı olarak kazandığım prestiji, sanatsal şahsiyeti, pozisyonu iyi bir yerde, insanların yararına kullanmak istiyorum. Gidip bunu tüketmek gibi bir niyetim yok. O çarpışmalar içerisinde beni de eritirler. Öyle bir durumda ben gitmeyi hiç gerekli ve doğru bulmuyorum. Bekledim ve bekliyorum. Diğer taraftan, Türkiye gittiğim zaman herkes kendisine yamanmamı, dayanmamı ister. Birine dayanıp diğerine dayanmasan hedef olursun. Yani sen hedefsin. Sen amacın, doğruların hizmetçisi olmuyorsun. Sen tam hedefin merkezine oturtuluyorsun. Ben hedefin adamı olmak istemiyorum. Ben yararlı olmak istiyorum. Şu durumda güvenmiyorum doğrusu. Burada sadece devleti ya da Türkleri kastetmiyorum; siyasi Kürt oluşumlarına da güvenmiyorum. E şimdi ben kime giderim. Ben her zaman, ‘o kadar yıl dışarıda kaldım. Müsaade edin geleyim bir barış selamı vereyim. Çünkü bu insanlar bizi dinliyor, biz sanatçıyız. Bizi politikaya bulaştırmayın. Partilere kurban etmeyin. Bu ülkede çok mükemmel insanlar geldi gitti. İnsanlıktan söz ettiler. Bunların felsefesi hala konuşuluyor. Bırakın biz onların yolundan gidelim. Böylece herkese hizmet ederiz. Politikanızın da daha çok barışçıl hale gelmesi için siz de hizmet ederiz. Biz aranızda barış köprüsü olalım. Biz sanatçıları öyle sayın’ diyorum” ifadeleriyle cevap verdi.
POLİTİK PROPAGANDAYA MALZEME OLMAYACAĞIMI ANLADIĞIM AN TÜRKİYE’YE DÖNERİM
Perver, politik propagandaya malzeme olmayacağını anladığı zaman Türkiye’ye döneceğini belirterek, “o zaman gider Diyarbakır’da da türkü söylerim, Zonguldak’ta da söylerim. Türk kardeşlerime Kürtçe söylerim. Kürtçenin güzelliğini görsünler. Kürtlere de Türkçe söylerim. Böylece insanlar birbirlerine alışsın ve birbirlerini sevsin” diye konuştu.
















