Bencileyin yolun yarısını çoktan tükettiğini düşünenlerin, “iç huzurunun” ötesinde, dünyadan, daha başka ne beklentisi olabilir ki?
İç huzuru denen şey; kendisi ve çevresiyle barışık olabilme, her halükarda pozitif düşünebilme, en gergin ve müteheyyiç ortamlarda dahi soğukkanlılığını muhafaza edebilme, her daim mütebessim bir edayı alamet-i farika haline getirebilme, her hadiseyi nazar-ı hikmet ile mütalaaya alabilme ve sabr-ü sebatı can tesbihi gibi gönülden düşürmeme hali midir aceb, bilmem ki...
Sizler gibi ben de “iç huzurunu” keşfedebilmek ve bana enis ve emin bir ömür yoldaşı olabilmesini sağlayabilmek için çoğu defa kitaplardan çare ve usul soruyorum.
Hepsi elimden tutup beni, aynı yere götürüp bırakıyor.
İç huzurunun kilidinin, “helal lokma” olduğunu söylüyor...
Öğreniyorum ki, helal lokma uğruna döktüğüm alın teri cihadımdır benim...
Öğreniyorum ki, ism-i azam duam, helal lokmadır.
Öğreniyorum ki, dindarlığım kazandığım lokmanın helal olması ile doğru orantılıdır.
Öğreniyorum ki, dualarımın kabul olabilmesi için yediğimin helal olması gerekiyor.
Öğreniyorum ki, iyiliğin tabiatıma işlemesi için yuttuğumun helal olması şart.
Öğreniyorum ki, aşk ehli olabilmem için kursağımdaki lokmanın tertemiz olması kaçınılmaz.
Öğreniyorum ki, merhamet, incelik, yardımseverlik, cömertlik gibi duygularımın canlı kalabilmesinin yolu, ne pahasına olursa olsun, helal lokmadan geçiyor.
Öğreniyorum ki, helal lokma kazanma sıkıntısını dert edinmez isem ibadetlerimin ve hayırlarımın yüzüne pek bakılmıyor.
Öğreniyorum ki, ibadet on parçadan müteşekkil ama onun dokuzu helal rızkın aranmasında.
Öğreniyorum ki, kıldığım namazın, tuttuğum orucun, gittiğim haccın arındıramadığı nice günahları, ancak helal lokma uğruna çektiğim sancılar ve zorluklar temizleyebiliyor.
Öğreniyorum ki, helal lokma kadar karakterime ve ruhuma olumlu tesir eden başka bir şey yok...
Öğreniyorum ki, kirli ve haram lokmadır kalbimin en acımasız katili...
Öğreniyorum ki, geceler kendisini ve sırlarını helal lokma ile beslenenlere teslim ediyor daha çok…
Öğreniyorum ki, aile saadetimin teminatlarından birisi de helal lokmadır. İster istemez, içki-kumar gibi şeylerin niçin yasaklandığını, sigaraya şimdilerde neden haram damgası vurulduğunu çok daha iyi kavrıyorum.
Öğreniyorum ki, psikolojik problemleri, ruhsal travmaları, toplumsal bunalımları tetikleyen faktörlerden biri, kazanılan, yenilen, içilen, kullanılan şeylerin kirli ve haram olmasıdır ne yazık ki…
Öğreniyorum ki, bilgi helal lokma ile katık edilirse kalıcı olur, hikmete kalbolur.
Öğreniyorum ki, vücuduma kan olan gıdaların mahiyeti, yani kirli yada temiz, helal veya haram olması genetiğimden vicdanıma kadar her fakültemi etkiliyor.
Öğreniyorum ki, kalbimin temizliği, kalbime gelen ve kalbimin bedenime pompaladığı kanın temizliğiyle çok yakından alakalı...
Kanım ne kadar temiz ve helal lokmadan damıtılıyorsa, kalbim de, içim de, dışım da ancak o kadar temiz olabilir.
Öğreniyorum ki, sahibini bilmediği bir elmadan ısırdığı parçayı, sonrasında helal ettirebilmek için, elmanın sahibinin kapısında aylarca hizmetçilik yapmayı, onun kör, sağır, dilsiz ve kötürüm kızıyla evlenmeyi göze alan babayiğitler geçmiş bu diyardan.
Öğreniyorum ki, ikram edilen bir yudum sütün parasının kaynağının şaibeli olduğunu öğrendiğinde, parmaklarını neredeyse midesine kadar sokup, bayılırcasına kusan tertemiz insanlar da yaşamış bu gezegende…
Öğreniyorum ki, tarlasına hayvanlarını otlatmaya getirip götürürken, yol kenarındaki komşu bahçelerinden bir dal, bir yaprak, bir tutam ot yeme ihtimaline karşı ödü patlayan, bu sebeple getirip-götürme esnasında hayvanlarının ağzını torba ile bağlayan insanlar da ağırlamış şu yaşlı dünya.
Ve ben bu öğrendiklerimin ışığında, yuvasına helal lokma taşıma gayreti içindeyken son nefesini verenlerin niçin şehid kabul edildiğini artık çok daha iyi anlıyorum.
















